Tarih Kokan Bir Mekân: De Andria Köşkü

# Lab Seni Seviyor!

Tarih Kokan Bir Mekân: De Andria Köşkü

İzmir’in Bornova semtinde, zamana meydan okuyan ihtişamıyla ayakta duran De Andria Köşkü, hem mimarisi hem de taşıdığı tarihsel mirasla dikkat çeken yapılar arasında yer alıyor. Bugün modern bir kahve deneyimi sunan Coffee LAB’a ev sahipliği yapan bu köşk, geçmişte Levanten kültürünün önemli temsilcilerine yuva olmuş, İzmir’in ticari ve sosyal tarihine tanıklık etmiş bir yapıdır.

1800’lerden Günümüze Uzanan Bir Hikâye

De Andria Köşkü’nün temelleri 1830’lu yıllarda atıldı. Dönemin tanınmış Levanten ailelerinden Zipcy Ailesi tarafından inşa edilen köşk, yıllar içinde el değiştirerek birçok önemli ismin yaşamına ev sahipliği yaptı. İlk olarak Credit Lyonnais Bankası’nın müdürü Richard Mattheys tarafından satın alınan yapı, 1928 yılında Charles Balladur’un mülkiyetine geçti.

Bu isim size tanıdık gelmiş olabilir çünkü Charles Balladur’un torunu, İzmir doğumlu Edouard Balladur, 1993–1995 yılları arasında Fransa Başbakanı olarak görev yaptı. Edouard Balladur’un zaman zaman bu köşkte konakladığı biliniyor.

Halı Ticareti ve Yıldız Motifi

Bornova’daki birçok Levanten köşkü gibi De Andria Köşkü’nün geçmişi de halı ihracatına dayanıyor. İtalyan kökenli De Andria Ailesi, İzmir’de halı ticareti yapan ilk Levanten aileler arasında yer alıyordu. O dönemlerde halıların üzerine sıkça işlenen yıldız motifi, sadece estetik değil; aynı zamanda anlam yüklüydü: üretkenliği, doğumu, barış içinde yaşamı ve evrenin sürekli yenilenmesini simgeliyordu. Bu nedenle De Andria Köşkü de bu yıldız figürü ile özdeşleşti.

Mahremiyet İçinde Bir Yaşam

Köşk, yüksek duvarlarla çevrili yapısıyla dikkat çekiyor. Charles Balladur’un vefatının ardından köşk, kızı Denise De Andria’ya miras kaldı. Denise Hanım, eşi Remo De Andria ile birlikte 1973 yılına kadar bu köşkte yaşadı. O dönemlerde evin dış dünyadan kopuk yapısı, Levanten ailelerin yaşam tarzına ve mahremiyet anlayışına da ışık tutuyor.

Günümüzde De Andria Köşkü

Bugün De Andria Köşkü, tarihi dokusuna zarar vermeden yenilenmiş haliyle Coffee LAB çatısı altında ziyaretçilerini ağırlıyor. 80 ve 83 sokaklarının kesişiminde, Fernand Pagy Evi’nin tam karşısında yer alan köşk; geçmişle bugünü, gelenekle moderni bir araya getiren eşsiz bir mekân olarak öne çıkıyor. Tarihi duvarların arasında kahvenizi yudumlarken, bu köşkten geçmiş olan hayatları düşünmemek elde değil.

Share
üste dön